|
HALKIMIZA DUYURU Yurdun ve Dünyanın her köşesinde yaşayan. Mensubu bulunduğu topraklara özlem duyan. Yaşlısıyla, genciyle, bütün İmranlılı hemşerilerimiz ve ortak dostlarımız, birlikte yaptığımız dayanışmamızın sembolü Cem ve Kültür evimizi birlikte hizmete açmaya davet ediyoruz İmranlı-Der Yönetimi 04.07.2008 saat 12.00 Cem ve Kültür evi açılış töreni ve birlik Cemi 05.07.2008 saat 13.00 Panel ve Konferans 06.07 2008 saat 09.30 17.30 Cogi Baba 7 Festivali Güzel canlar uzun bir süredir bu site de toplumumuzun her kesimindeki insanlarımızın düşüncelerini dikkatle izliyoruz. Elbette eleştiriler olacaktır, elbette destekleyenler de olacaktır. Önemli olan herkesin düşündüğünü uygar ölçüler içinde açıklamasıdır. Bu düşünceler ortaya çıktıkça hem duyarlılıklarımızı daha belirginleştirmiş oluruz hem de birbirimizi daha iyi anlamış oluruz. Biz uzun yıllardır birbirimizden ayrı düşmüşüz her birimizin ayrı ayrı doğrularının olması normaldir. İnanıyoruz ki konuşa konuşa yan yana gele gele bunlar ortak doğrularımıza dönüşecektir. Yeter ki karşılıklı saygı sınırlarını zorlamadan bu düşüncelerimizi paylaşalım. Özellikle sevgili gençlerimizin duygularını akıl ve bilgi süzgecinde geçirdikten sonra toplumla paylaşmaları daha yararlı olur. Unutmayın ki bu kültürün bu toplumun geleceği size emanet edilecektir. Yüzeysel bilgiler insanları yanlışa götürür. Bir toplumun geleceğini bilgi düzeyi belirler. Özellikle bölgemiz ve toplumsal kimliğimiz ile ilgili yeterli ve doğru bilgilere sahip olmadığımızı görmekteyiz. Elbette karşılıklı görüşe görüşe doğru bilgileri edineceğiz. Tarihsel geçmişimizi iyi analiz ederek, gerçek bilgiler ışığın da toplumsal özelliklerimizi de dikkate alarak değerlendirme yaparsak daha gerçekçi oluruz. koçgiri ismi hem bölgemizin adıdır hem de bu topraklar da yaşayan toplumumuzun ortak adıdır. Biz bu adı sadece belirli bir kalıbın belirli bir düşüncenin içine de değerlendirirsek o kültürün sınırlarını daraltmış oluruz. Biz elbette dirençli bir halkız, birçok zorluk ve baskılara direnmesini bilmişiz. Ancak bizim en güçlü özelliklerimizden biri de barışçıl olmamızdır. İnançsal ve kültürel motiflerimizde bu özeliğimiz çok belirgindir. Biz incinsek de incitmeyen bir kültürün temsilcileriyiz. Biz tarihsel süreçte hiç güçlünün ve ezenin yanında olmamışız hep ezilenin hep güçsüzün yanında olmuşuz. Bu da tarihin bize yüklediği bir misyonudur. Elbette tarihimizi, geçmişimizi unutmayacağız, ondan çıkaracağımız dersler ışığında yarınlarımıza yön vereceğiz. Biliyoruz ki kendi geçmişlerini bilmeyenler, kimliklerini, benliklerini koruyamazlar. Biz 21. yüz yıl dayız bilgi ve iletişim çağını yaşıyoruz. Kendimizi ve toplumumuzu yeni bilgiler ışığın bu çağın şartlarına uyarlamak zorundayız. Elbette dünümüzü, geçmişimizi, inançlarımızın gereğini, kimliğimizi ve tarihimizi iyi bileceğiz ve sahipleneceğiz ve ondan çıkaracağımız derslerle yarınlarımıza yön vereceğiz. Bilmeliyiz ki insan hayatı nasıl doğumdan ölüme kadar iyisi ve kötüsü ile bir bütün ise toplumsal hayat ta öyledir. Tarihsel süreç için de geçirdiği evreler, çektiği sıkıntılar, sahıp oldukları ortak idealler o bütünün içinde değerlendirilir. İşte bu sürecin tamamı o toplumun kimliği ve karakteridir. O halde tarihsel süreçten çıkaracağımız dersler ışığında ve yaşadığımız sürecide iyi analiz ederek gelecek ile ilgili yol hartamızı belirlememiz toplumumuzun ortak çıkarınadır. Bu süreçte eleştirici ve yapıcı düşüncelere, birbirimizi, dınlemeye ve anlamaya elbette ihtiyacımız var. Birbirimizin bilgi ve deneyimlerimizden yararlanmaya da ihtiyacımız var. işte o zaman ortak akıl da buluşmuş oluruz. Sadece kendi doğrularımızı değil bizim doğrularını öne almamız önemlidir. Bilmeliyiz ki bızım gelecek kuşaklarımıza karşı da sorumluluklarımız vardır. Bizler bu gün bunun bilincindeyiz. Çünkü biz geçirdiğimiz tarihsel sürecimizi biliyoruz ve biz bu gün dünden daha bilgiliyiz ve biz bu gün dünden daha deneyimliyiz ve dünden daha örgütlüyüz. Biz özümüzü, kimliğimizi dayanışma duygularımızı koruyarak ve gelişerek değişmeye ve ilerlemeye kararlıyız. Bize düşen bu niteliklerimizle toplumsal yapımızı birlikte üreteceğimiz ve sonuçlandıracağımız projelerle daha da güçlendirmektir. İşte o zaman ortak gücümüzü farkında olacağız. Yan yana duruşlarımızı göstereceğiz. Bu toplumun temsilcileri olarak bunu yapmak zorundayız. Bize yakışan da budur. Bilinçli toplum, kendi sorunlarına sahip çıkan ve bu sorunlarına çözümleri de kendisi üreten toplumdur. Biz sadece başkalarına özenen değil başkalarının da özendiği bir yapıyı geliştirmek zorundayız. Bugüne kadar biz İmranlılar kurduğumuz dernekler çatısı altında sosyal, kültürel birçok etkinliklerde yan yana geldik. Toplumsal dayanışmamızın birçok örneklerini göstermeye çalıştık. Bu süre içerisinde gördük ki toplum olarak dayanışmamızı daha da güçlendirmek için bir takım alt yapı oluşumlarına ihtiyacımız var. Bunun ilk örneğini de İmranlı ilçe merkezinde Hacı Bektaşi Veli Anadolu Kültür Vakfı İmranlı Şubesince yapımı başlatılan ve özellikle Ankara’da ki iş adamlarımızın katkıları ile kaba inşaatı bitirilen Cem ve Kültür Evimizin 2007 yılı içerisinde biz İmranlı-Der yönetimi öncülüğünde ve İstanbul’da ki İş adamlarımızı ve duyarlı insanlarımızın katkıları ile yaptığımız çalışmalar ile bitirme aşamasına getirdik. burası hepimizin ortak buluşma noktası ve toplumuzun da İmranlı’da ki ocakbaşı olacaktır. Burada zaman zaman yan yana geleceğiz. Özellikle yaz aylarında ülkemizin ve dünyanın dört bir tarafında yaşayan ama bu topraklara özlem duyan değerli kardeşlerimizle yan yana gelerek özlemlerimizi, heyecanlarımızı ve hasretlerimizi paylaşacağız. İnançlarımızın gereklerini de yerine getireceğiz. Bazen bağlamalarımızın eşliğinde deyişlerimiz dillendireceğiz. Bazen tanrıya sevgimizi semahlarımızı dönerek göstereceğiz. Bazen de dost meclislerimizi kurarak, sohbetlerimizde anılarımızı tazeleyeceğiz. Aynı zamanda aramızdan ayrılan ve hakka yürüyen canlarımıza veda ederken burada onlara son görevlerimizi daha insanca şartlarda yerine getireceğiz. Bazen de ortak dostlarımızla burada yan yana geleceğiz. Bugüne kadar paylaşamadıklarımızı yine bu dost sohbetlerimizde paylaşacağız. Birbirimizi daha iyi anlamaya çalışacağız. Yeni nesil gençlerimize kültürümüzün motiflerini burada anlatmaya çalışacağız. Onları bu zincire güçlü birer halka olarak eklemeye çalışacağız. Bu mekânda yan yana gelerek geçmişimizi, geleneklerimizi, kültürel motiflerimiz yeni bilgilerle ve yeni çağdaş değerlerle besleyerek yaşatacağız. Yine ilçemizde iş adamlarımızın ve iş adamları derneğimiz İMSİYAD’ın öncülüğünde 2008 yılı içerisinde bölgemizin eğitim sorunlarına el atmaktayız. Biliyoruz ki, bir toplumun geleceğini aldığı eğitim belirler. İlçemizde o toprakları terk etmeyerek her türlü zorluğa rağmen mücadelesini sürdüren kardeşlerimizin çocuklarının eğitimine katkı sunmak bizim için bir görevdir. Bu nedenle 2008 yılı içerisinde projesini hazırlayarak yapımına başlayacağımız 80 kişilik yatılı öğrenci yurdumuzu da önümüzdeki eğitim dönemine yetiştirme gayreti içerisindeyiz. İşte bu güzel duyguları paylaşmak için bu oluşumlara gönlünüz ve katkılarınızla katılmanız bize güç katacaktır. Cem ve Kültür Evimize birer tuğla da siz eklerseniz ortak coşkumuz daha anlamlı olacaktır. Bu yıl bütün canları 4 TEMMUZ da Cem ve Kültür Evimizin açılışında, 6 TEMMUZDA da 7. Cogi Baba Kültür Festivalinde yan yana durarak bu onuru ve coşkuyu paylaşmaya davet ediyoruz. 31.03.2008 İmranlı-Der Yönetim Kurulu Adına Başkan Hakkı ALTINKAYNAK İmranlı-Der yönetimi olarak 2007 başlarında göreve başladığımızdan beri,
ahenk içinde sorumluluğumuzu bilerek çalışmalarımıza büyük bir aşkla
başlarken, ilk iş olarak; İmranlı ilçesinin bütün sivil toplum örgüt, başkan
ve yöneticilerini bir araya getirerek, kopuk olan ilişkilerimiz gözden
geçirip, birlik ve beraberliğin sağlanması için neler yapılabilir, herkesin
görüşlerini almak ve çözüm üretmek gerekliliğini anladık. ilk iş olarak 108
Köy ve ilçe merkeziyle bu güne kadar sağlanamayan beraberliği sağladık.
Çünkü yüzyıllardır aynı havayı solumuş aynı sudan içmiş, birbirimize hısım
akraba ve kirve olmuşuz. bu ayrıcılık ne? demenin zamanı geldiğini anladık.
|